Hayat değişiyor, dünya değişiyor ve değişim her birimiz için kaçınılmaz. Günün sonunda değişime dirensek de zaman zaman konfor alanımızda kalmak istesek de kişilik özelliklerimiz, içinde bulunduğumuz tüm değişkenler adaptasyonu zorunlu kılıyor; ama olumlu ama olumsuz...
Değişim her zaman sancılıdır, başlangıçta belirsizlikleri beraberinde getirir. Bizler adaptif varlıklarız ve koşullar her ne olursa olsun baş etme mekanizmalarımız, geçmiş yaşantılarımızda neyi nasıl öğrendiğimiz (öğrenme taklit ederek gerçekleşir. Bunun başlangıcı bakım verenlerimizdir. Bu da genelde anne ve baba olur.) olaylara verdiğimiz tepkileri etkiler.
Tanıdık olan güvenilirdir! Tanıdık olanda sonucun nasıl olacağını öngörebildiğimiz için belirsizlik ortadan kalkar ve beyin tasarruf moduna geçer bu da konfor alanı dediğimiz şeydir. Değişim için mevcut koşulları değerlendirmeden, geçmiş bilgi ve deneyimlere göre otomatik olarak tepki verirsek ve farklı sonuçlar beklersek hüsrana uğrarız. Bu sebeple sık sık içinde bulunduğumuz koşulları göz önünde bulundurmalıyız. Örneğin; zaman, mekan, açlık tokluk durumu, uyku uyanıklık durumu, hava koşulları gibi bir çok faktör olaylara yaklaşımımızı belirler. Değişim istiyorsak şimdi ve şu anın koşullarını, hedeflerimizi gözeterek hareket etmekte fayda. Hangi kararı almış olursak olalım aldığımız kararın bugünün koşul ve şartları altında alındığını, aldığımız kararın her halükarda artıları ve eksileri olacağını unutmamakta fayda var. Değişim bir süreçtir ve kaçınılmazdır.